logo

Yaşadığımız kenti öğrenirken, biraz da tarih jimnastiği yapıyoruz

SEKİZ MADDEDE KÖPRÜLÜ MEHMED PAŞA VE SAFRANBOLU

m kütük (köşe) fotoTarih bilimi, tartışmayı sever ve bundan verimli sonuçlar kazanır, çünkü tarihte beyin fırtınasından beslenir. Tarih her fikri kaldırabilir konuşalım, yeter ki “sadece ben biliyorum” demeden tartışalım. Tabii her fikri ve düşünceyi mantıklı bir kronoloji ve kurgu ile belgelendirmek kaydıyla. Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Tarih Komisyonu olarak her ay seçtiğimiz bir konuyu bir sohbet havasında masaya yatırıyor ve tarih severlerin ilgisine sunuyoruz. Yaşadığımız kenti öğrenirken, biraz da tarih jimnastiği yapmış oluyoruz. Nisan konumuz Köprülü Mehmed Paşa ve Safranbolu. Kısaca bilinmeyenleri ile Köprülü’yü tanıyalım…

  1. Köprülü Mehmed Paşa köprü yaptığı için bu lakabı almamıştır. Aslen Avlonyalı (Arnavut) olan Paşa, zamanında Sancak beyliğini de yaptığı Amasya’nın, Köprü kasabasından Ayşe hanımla evlendiği için uzun süre Sadrazamlığa giden süreçte burada vakit geçirmiştir. Vezir olduktan sonra da paşaya ithaf olarak bu kasaba Vezirköprü olarak adlandırılmıştır.
  2. Köprülü Mehmed Paşa dönemin paşalarıyla kıyaslanacak olursa fakir olarak tanımlanmıştır. Hatta onu beğenmeyenler kendisini “müflis” olarak tarif etmiştir. Ancak o rüşvetle atamalar ile para kazanmamış ve yolsuzluk yapmamış, para ve mal yığacağım gayretine de girmemiştir. Memleket nasıl düzlüğe çıkarılabilir bunun düşüncesi içinde olmuş ve devamlı saraya bu konuda telkinlerde bulunmuştur.
  3. Köprülü’nün önünü kesen değil ona destek olan bir yoldaşı vardı; Turhan Sultan’ın Kethüdası hemşehrisi Mimar Kasım Ağa. Onun sadrazam olması için malını da kaybetti, sürgün de yedi, idamı da göze aldı… Mimar Kasım Ağa’nın da hayatını kurtaran Safranbolulu Cinci Hoca’dır ki işte burada, Safranbolu – Köprülü kesişmesinin ilkine şahit olacağız.
  4. Acaba Safranbolu Köprülü Mehmed Paşa Camii’ni buraya niçin, kim imar ettirmiştir? Bu soruya Safranbolulular uzun zamandır yaygın olarak sürgünlük yıllarında Safranbolu’da bir tekkede sadrazamlığı bekleyen Köprülü’nün İstanbul’dan gelen atlıların canını alacağından korkması ve sadrazam haberini getirince de Safranbolu’ya verdiği cami sözünü yerine getirmesi olarak görmüşlerdir. Bu bilgiyi yazan şuan için en eski kaynak 1925 tarihli Mehmet Behçet’in “Kastamonu Asar-ı Kadimesi” kitabıdır. Ancak ciddi tarih kitaplarında Köprülü’nün sadrazamlığı Beyazıt’ta beklediğini biliyoruz.
  5. Eğer Köprülü Mehmed Paşa Safranbolu’ya sürgün olmadıysa o zaman Yeni Hamam ve Cinci Hanı’nın mimarı olduğunu düşündüğümüz Mimar Kasım Ağa’yla Safranbolu’da buluşmuş olabilir mi? Paşa bütün zamanını Köprü kasabasında geçiriyor değildi ya. Nasıl ki Halep’ten Sadrazamlığa giden İpşir Paşa ile Kütahya’da buluştuysa, yine Halep’ten gelen Boynuyaralı Mehmed Paşa ile Eskişehir’de buluştuysa, Safranbolu’da da Kasım Ağa ile buluşmuş olabilir. Çünkü Sadrazamlık görevini kıyafet değiştirerek gizlice Kasım Ağa’nın evinde yaptığı gizli toplantılarda bekleyen Köprülü’nün katledilmemesi için gizlice işlerini yürütmesi gerekiyordu. Yani her hareketin belgesi maalesef olamaz.
  6. Kitabesi olmayan bu cami hakkında sınırlı bilgiye sahibiz. 1659-60’da Köprülü’nün hamisi Mimar Kasım Ağa ölmüş. 1661’de Köprülü Mehmed Paşa rahmetli olmuştur. Cami ise muhtemeldir ki 1661’de bitirilmiştir. Bilgi eksiklikleri bu erken ölümlerden mi geliyor, yoksa başka bir sıkıntı mı olmuştur onu şuan için bilemiyoruz. Ancak bilgimizi artırmak istiyorsak Safranbolu için bu kadar büyük bir eserin vakfiyesinin bulunup günümüz Türkçesine çevrilmesi gerekir. Köprülü’nün eşi Ayşe hanımın da bu camiyi yaptırabileceği bir fikirken Prof. Dr. Yılmaz Öztuna’dan gelen bu veride kısmen doğruluk payı da bulmuyor değiliz.
  7. Köprülü Mehmed Paşa Camii ve Yemeniciler Arastası ise aslında Anadolu’ya görevlendirildiğinde başkalarından borç para arayan bir Paşa’nın iktisadını düzeltme gayreti olarak da görülebilir. Çünkü yeni yapılan Cinci Hanı’nın büyüklüğü Safranbolu’nun o dönemdeki ticari potansiyelini göstermektedir.
  8. Ancak asıl konumuz Köprülü Safranbolu’ya sürgün oldu mu? Bu sorunun cevabı bizim için çok önemli. Biraz tarihin tozlu sayfalarında dolaşalım.

“Köprülü Hazine-i Amire hademeliği yaptı, önceden tanıştığı Hüsrev Paşa sadrazamlığa getirilince onun hazinedarı oldu. Hüsrev Paşa’dan sonra Amasya sancak beyliği, çeşitli voyvodalıklarda, ihtisab ağalığında, Tophane nazırlığında, sipah ve silahdar ağalıklarında bulundu. Çorum Sancak Beyi iken 1638’de Bağdat seferine katıldı. Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın sadâretinde rikâb-ı hümâyun kapıcılar kethüdâsı ve mirahur oldu. Yeniden Amasya sancak beyliğine getirildi. Yeni veziriazam olan Sultanzâde Mehmed Paşa tarafından vezirlik verilerek Trabzon valiliğine tayin edildi. 1647’de Şam mütesellimi oldu. Varvar Ali Paşa’nın isyanı üzerine (1648) Karaman Beylerbeyi olarak isyanı bastırmakla görevlendirildi. Çankırı yöresinde Ali Paşa’ya yenilerek ve esir düştü. Bu sırada kuvvetleriyle yetişen İpşir Mustafa Paşa tarafından kurtarıldı.”

İşte burası bizim için çok önemli neden mi? Döneminin en büyük bilim adamı Evliya Çelebi’nin yazdığına göre esir alınan Köprülü malına mülküne el konularak esir edilmiş ve 8 saat mesafedeki Dolaşça köyüne getirilmiş. Hüseyin Nihal Atsız “Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden Seçmeler” eserinde buranın Ilgaz tarafındaki bir köy olduğunu iddia etse bile acaba burası Karabük olabilir mi diye bir soru aklımıza gelmedi değil. Çünkü daha 1530 tarihli tapu tahrir defteri kayıtlarında Karabük’te Dolaşa divanı ve sahibi Arif Şeyh’ten bahsedilmektedir. Tüm bu sürgün hikâyeleri ve Dolaşa divanı ekseninde Köprülü – Safranbolu ilişkisine katkı sunacağını ümit ediyorum.

Yararlanılan Kaynaklar

Halil İnalcık, “Devlet-i Aliyye” 2. ve 3. Cilt, İş Bankası Yayınları

Ahmet Refik Altınay, “Köprülüler”, Tarih Vakfı Yurt Yayınları

Recep Karacakaaya, İsmail Yücedağ, Nazım Yılmaz, “Arşiv Belgelerinde Karabük”, Karabük Valiliği Yayınları

Kızıltan Ulukavak, “Bir Safranbolulunun Penceresinden Safranbolu”

Mücteba İlgürel, Köprülü Mehmed Paşa, “TDV İslam Ansiklopedisi”, Cilt 26

Hüseyin Nihal Atsız, “Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden Seçmeler”, Ötüken Neşriyat

Share
52 kez okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?
Karabük Kız Yurdu