YAPAY ZEKÂ MI? DOĞAL ZEKÂ MI? « Karabük Meydan Haber

Karabük Meydan Haber

YAPAY ZEKÂ MI? DOĞAL ZEKÂ MI?

Bu haber 24 Şubat 2020 - 11:21 'de eklendi.

Bendeniz, Bilişim Teknolojileri öğretmeniyim. Mezun olalı on dört (14) yıl oldu. Öğrencilerim var. Çok değerliler. Virtual Reality (VR), sanal gerçeklik gözlüğüyle bakıyorlar. Süper diyorlar. Fakat gözlerimiz zaten görüyor öğretmenim. Onu görecek gözlerimiz olmasa ya da kör olsak sanal gerçekliğin ne anlamı kalır ki, değil mi? diyorlar.

Ümit Hocam, büyük şehirlerde çocuklar “Keşke bize robotlar ders anlatsa diyorlarmış. Doğru mu diye soruyorlar. Ben de diyorum ki; ben insanım, siz de insansınız. Bizler canlıyız. Çocuklar; robotlar iyi şeylerdir ama duygusal değildirler diyorum. Anlıyorlar.

Bir de şu siyah bantla çizdiğiniz çizgiyi takip eden robotlar çok saçma geliyor bize diyorlar. Babam bize uzaktan kumandalı araba aldı, onlar daha ucuz, biz onu zaten istediğimiz yere götürüyoruz, uzaktan kumandasıyla diyorlar. Öte yandan bir öğrencim de, hocam siz hep hayalinizdeki şeyi… diye başlıyorsunuz? Çok güzel şeyler, etkinlikler yaptırıyorsunuz diyorlar. İşte bu diyorum. İşte bu. Benim istediğim de, bu. Onlara olan bir şeyleri yaptırmak yerine; olmayanları, hayalleri yaptırmak trend olmalı. İnsanlar, özellikle çocuklarımız, artık hayal kurmada sınırsızlar,  hayalleri ve yetenekleri limitsiz, sınırsız! Eski eğitim sistemleri buna izin vermiyordu. Çocuklar belli kalıplara sokuluyor ve hayalleri engelleniyordu. Şu sıralar Atakan Kayalar var gündemde biliyorsunuz. Küçük filozof Atakan Kayalar ilerde psikiyatr olmak istiyormuş. Çok kitap okuyormuş. Zaten çok okumak ve de insanlığa yazılar bırakmak zorundayız diye düşünüyorum. Atakan; Cem Karaca, Barış Manço ve Uzun İnce Bir Yoldayım seviyormuş. Atakan’a uzuuun ve ince eğitim hayatında başarılar diliyoruz.

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’tan bu sezon başında dinlemiştim. Çocuklara puzzlelar yerine legolar verelim. Çünkü puzzlelar belli kalıplardadır. Kalıpları dardır. Fakat legolarla çocuklar, bizim çocuklarımız hayallerini yaşarlar, geleceklerini tasarlarlar. Tasarım ve Beceri Atölyeleri de zaten bunun için yapıldı ve yaygınlaştırılacak. Artık ilkokul 1. sınıflardan itibaren mühendislik atölyeleri kurulacak ve zamanla atölyeler yaygınlaştırılacak. Milli Eğitim Bakanlığımız atölyelere çok önem veriyor. Çok güzel şeyler bunlar. İyi yaklaşımlar. İyi çabalar. İyi dönüşümler.

Şimdi size iyi bir yaklaşım daha anlatmak istiyorum. Zamanında bizler lise öğrencisiyken yaptık bunları. Bizler Karabük Endüstri Meslek, kısaca AMELE gençliğiyiz. Bize öyle bakarlardı. Bizim de atölyelerimiz vardı. Günde 8 saatti. 2 gün ya da 3 gün Elektronik atölyelerimize kapanırdık. Pertinaks kalemlerimizle yolllar çizip, asit kabımızda erittiğimiz elektronik devreler, çalışan radyolar yapardık. Bazen de yaptıklarımız çalışmazdı. Devreleri yakana kadar uğraşırdık ve devreleri yakardık. Osiloskoplarla ilk tanışmamız 1993’leri bulur. 2 osiloskopumuz vardı. Ne güzellerdi. Hala var mıdır bilmiyorum? Sonra Modüler Sisteme geçildi. Ondan da dersler verdik okullarımızda.

Ve şimdi Yapay Zeka çağındayız. Yapaylaşıyoruz, ya da sadece “Paylaşıyoruz.” İnsanlar paylaştıklarının 10 yıl sonra kendilerine belki de yakınlarına zarar verebileceğinin farkında değiller. “Paylaşmak güzeldir” diyen bir yerde çalıştım. Ama, “Artık paylaşmak güzel değildir. Yapaylaşıyoruz!” diye düşünüyorum. Hazıra alışıyoruz. Her şeyi hazır alıyoruz. Hazıra hazırlanıyoruz. Burada “Hazır” başlıklı yazımı okuyun demeye gerek yok. Sağ tarafta yazarlar kısmında göreceksiniz. Mehmet AŞAR Ağabey, 2006’da Karabük’ün Sesi’nde ve 2014 den beri de Karabük Meydan Gazetesi’nde, yani 14 yıldır gönderdiğim hiçbir yazımı geri çevirmedi. Teşekkür ediyorum vizyonuna. Aslan gibi evlat yetiştirdi. Oğlu Miraç koca delikanlı oldu. Hayranlıkla izliyorum kendisini. Aferin Miraç. Benim de şimdi birinci sınıfta bir yeğenim var. Şu an ki neslin geleceği çok parlak.

Gelecek sözünü duyunca anılarım var onunla. Radyodan kalan alışkanlıkla diksiyona dalıyorum. “Gelecek de bir gün gelecek.” lafı diksiyonda meşhur bir cümledir. “Gelecek de bir gün gelicek.” diye söylenmelidir. Sorun değil. Elbette “Gelecek de bir gün gelicek, ve o da geçmiş olacak.

İnsanlar sosyal medyada ya da bilgisayar başında internette, akıllı cep telef-onlarıyla ortalama dört saate kadar vakit geçirebiliyorlarmış. Mecburuz, çünkü olmuyor başka türlü. Şikâyetçi değilim. Bakış açımızı değiştirmemiz lazım diye düşünüyorum.

Bakış açımı değiştiriyorum. Albert Einstein atomu parçaladı biliyorsunuz, bombasını yaptı ve çok insan öldü İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’da, Hiroşima’da, Nagazaki’de. Çok pahalıya mal oldu insanlığa. İnsafsızlığa. Çernobil Faciası’nın filmi de çekildi. Şimdi Yapay Zeka’yı kullanalım ama insana zarar vermek için değil. İnsana yararlı olmak için.

N’olur, yapay zekayla dönüşümü doğru yapalım. Eğri oturup, doğru konuşalım. İnce eleyip, sık dokuyalım. Yakın gelecekte insanlar ölmesin. Tarih diye bir şey var. Ve onu yazıyorlar. Birileri sadece günün tarihini atıyor. Fakat birileri geleceğin tarihini yazıyor.

Çok kıymetli okurlarım,

Gelecek Yapay Zeka’ da değil, gelecek Doğal Zeka’ da. Natural zekanız ne kadar doğalsa, yapay zekanız da o kadar doğal olacaktır. Geleceğin robotlara değil, insanlara ihtiyacı var.

Gelecekte tamamen “Doğal” kalabilmek niyetiyle.

Not: Şimdi size bir yazı ve film önerisi:

Yazı: DİJİTAL RUH  ?=?  YAPAY ZEKÂ. Başlık bu. İyi okumalar.

Film: Trancendence. Johnny Depp. Konu kısaca; Yapay Zeka. Keyifli izlemeler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ömer Aydın 28 Şubat 2020 / 19:26 Cevapla

Değerli hocam emeğine sağlık çok güzel bir yazı olmuş yapay zekanın ne olduğunu ve nasıl kullanmamız gerektiğini eğitimden ve bilir kişilerin sözlerinden çok güzel anlatmışsın. Verdiğin katkılardan dolayı teşekkür ederim.