Ortada çok vahim bir tablo var! « Karabük Meydan Haber

Karabük Meydan Haber

Ortada çok vahim bir tablo var!

Bu haber 11 Eylül 2021 - 14:47 'de eklendi.

Yeniden Refah Partisi Karabük İl Başkanı Bilal Bostancı yerel ve genel gündemi değerledirdiği bir basın toplantısı düzenledi.

Partisinin ilçe başkanlarının da katılım sağladığı toplantıda konuşan Başkan Bostancı AK Parti hükumetini hedef alarak, “Okulların açıldığı aydayız. Herşey ateş pahası. Zamlar üst üste geliyor. Ortada çok vahim bir tablo var” dedi.

Bostancı konuşmasında şunları kaydetti; “Malumunuz Eylül ayı içindeyiz. Eylül ayı, okulların açıldığı aydır ve ailelerin evlatları için en çok masraf yaptığı aydır. Okul masrafları, mutfak masrafları, faturalar, kirada oturanlar için kira masrafları vesair hepsini bir araya getirdiğiniz zaman, nüfusunun yaklaşık yarısının asgari ücretle geçinmeye çalıştığı ülkemiz, büyük sıkıntılar içine girmektedir. Son 1 yıl içerisinde tavuk eti % 64, ayçiçek yağı % 60, margarin % 53,8, yumurta % 49,3, mercimek % 41,8, zeytinyağı % 39,4, süt ürünleri % 35, nohut % 34,4 , balık  %34, bala % 27, dana eti  %23, ekmek  % 26,4, makarna % 22, un/pirinç % 21, salatalık % 128, kabak % 87, taze fasulye % 68, havuç %52, domates % 50 ve üzüm %46 zamlanmış. Elbette bunlara elektriğe gelen %122, doğalgaz ve akaryakıta gelen diğer zamları da eklersek, ortaya çok vahim bir tablo çıkmaktadır.

Bir diğer konu, memur ve memur emeklilerini örnekleyerek, yeni dönemdeki maaş zamları konusudur. Şuanda TÜİK’in açıklamalarına göre %29’luk bir gıda enflasyonu görülmektedir. Buna karşılık olarak, memur ve memur emeklisine ilk 6 ay için %3 ikinci 6 için %3 maaş zammı uygun görülmüştür. Buna bağlı olarak ilk 6 ay için TÜFE %8,45 olarak açıklandı, hükumet de yine buna bağlı olarak enflasyon farkıyla birlikte %5,45+%3 zam ile %8,45 zam yapmış oldu. Bu da memur ve memur emeklisine verilen zammın enflasyon karşısında hiçbir şey ifade etmediğini göstermiş oldu. Bu bahsettiğimiz rakamlar resmi rakamlar. Bir de acı gerçekler var. Enflasyon araştırma grubunun açıkladığı, bağımsız akademisyenlerin açıklamış olduğu enflasyon oranı 2021 yılı ilk 6 ayı için %19,1. Bu durumda memur ve memur emeklisinin geliri 2021’in ilk 6 ayında %10,6 azalmış durumdadır. İkinci 6 ayın ilk iki ayındaki enflasyon oranları toplamda %2,95 olarak açıklandığı için, iktidarın memur ve memur emeklisine vermiş olduğu %3’lük maaş artışı yine enflasyon karşısında erimiş hale geldi.  Peki Enflasyon araştırma grubunun oranlarına bakarsak durum nedir? 2021 Temmuz ve Ağustos aylarına ait enflasyon oranları %9,15. Bu ne demektir? Enflasyon, İkinci 6 aylık maaş artışını yuttuğu gibi %6 civarında da üzerine çıkmış demektir. Bu, Memur ve memur emeklisine verilmiş maaş artışı sonrasında bile gelirleri, 2021 yılı için, gerçek enflasyona karşısında %17 azalmış demektir. Yani memur ve memur emeklisi geçen yıla göre %17 fakirleşmiş durumdadır. Uluslararası bir araştırma merkezinin yaptığı araştırmaya göre, dünyada emeklisi en fakir ülkeler arasında malesef ülkemiz de yer almaktadır. Bu gerçekten korkunç bir durumdur. Bu açıdan düşünüldüğü zaman Muhterem Erbakan Hocamızın Başbakan olduğu 54. hükumeti mumla arar hale geldiğimizi görmekteyiz.

Burada şunu da söylemek gerekiyor ki, bugüne kadar, mutfaktaki aşın, pişen yemeğin yıkamadığı hükumet olmamıştır. Bunu da hükumete hatırlatmak bizim görevimiz. Bu mutfaktaki yangın böyle devam ederse, nasıl ki 20 sene evvel büyük bir ekonomik bunalım sonrasında iktidara geldilerse, bu yangından iktidar da payını alır ve geldikleri gibi giderler. En azından şuan için, bu böyle olacağa benziyor . Hükumet şuan halkının ne halde olduğundan çok, imtiyazlı birkaç şirketin ne halde olduğuyla daha çok ilgilenmektedir. Buna en güzel örnekleri yine hükumetin yaptığı işlerden görebiliyoruz. Malum birkaç imtiyazlı şirkete, bu ülkenin kamu kurum ve kuruluşları tarafından çeşitli vesilelerle ihaleler paylaştırılıyor. Yaptıkları değişiklikle, Kamu İhale Kanunu’na konulan 21/b maddesi gereğince pazarlık usulü ihale veriliyor. Örneğin en son verilen işlerden bir tanesi, 16.338.000.000-TL tutarında yani yaklaşık 2 milyar $ tutarındaki Aksaray-Ulukışla-Yenice hızlı tren yapım işidir. Bu tutar 3 bakanlığın 2021 yılı toplam bütçesinden yüksek bir tutardır. Bu işin pazarlık usulü ile verilmesi olağanüstü bir durumdur. Çünkü %2 düşük bir teklif verilebilecek olsa 350 milyon tl’lik bir kazanç mümkün, %1 bile düşük teklif verilse yaklaşık 163 milyon tl’lik bir kazanç demektir ve bu hiç de basit bir tutar değildir. Bu işin verilmesi adil bir ihale ile değil pazarlık yolu ile verilmiştir.

Bu malum holdinglere tam 128 kez vergi muafiyeti çıkarılmasını geçtik, pazarlık usulü yapılan ihaleleri geçtik, alacakları kredilere devletin kendisinin kefil olmasını geçtik, bir de malum holdingin de iştirakçisi olduğu Eti-Bakır’ın bir projesine tanınan muafiyetleri sizlere arz edeyim. Gümrük Vergisi muafiyeti, Kdv istisna ve iadesi, Vergi indirimi (%100) , azami tutar sınırı olmaksızın 10 yıl süre ile SGK prim desteği, 10 yıl süreli gelir vergisiz stopaj desteği, 20 milyon tl tutarında ve 5 yıl       süreli nitelikli personel desteği, 75 milyon tl ile sınırlı olmak üzere 10 yıl süre ile enerji tüketim harcamalarının %50 oranında desteği ve yatırım yeri tahsisi teşvikleri sağlanacak. Yani tamamen kar elde edilecek şekilde avantajlar serisi sağlanmış. Diğer tarafta, çiftçinin traktörünü mamulünü bağırta bağırta haczeden , tarlasındaki trafoyu elektrik borcu yüzünden jandarma ile giderek söken devlet varken, bu nasıl bir anlayış akıl erdiremiyoruz. Milli Görüş olarak her zaman dile getirmiştik, gardiyan devlet değil garson devlet olacağız diye. Maalesef bu iktidar her ikisini de yerine getiriyor, çiftçiye, emekliye, kısacası hakla gelince gardiyan, imtiyazlılara, holdinglere gelince garson devlet anlayışını çok net bir şekilde yerine getiriyor.

Geçmişte de gördüğümüz gibi halkımız, daha evvel bu tür sıkıntıları seçimlerde çok da yerinde değerlendirmiş. İktidarın oylarının her geçen gün eridiği görülmektedir. Ak Parti’nin oyunun %30’un altında olduğunu, MHP ile birlikte oylarının %35-36 civarında olduğunu yapılan anketlerden de görüyoruz. Özellikle genç seçmen, bırakın oy vermeyi iktidar temsilcilerinin konuşmalarını dinlemeye bile tahammül edemeyecek duruma gelmiş. Metal yorgunluğunu geçtik, metalin paslanmaya hatta çürümeye gittiğini görür hale geldik. Ortaya itiraflar, itirafçılar çıkmaya başlamış hale geldi. Aynen ANAP’ın 80’lerin sonundaki erimesi gibi, bugün Ak Parti’nin de 20 senedir hiç ilgilenmediği seçim sistemiyle ilgilenmeye başlaması bunu kendilerinin de gördüğünü bizlere gösteriyor. Burada asıl mesele, bu iktidar gidiyor bunu hep beraber görüyoruz, peki yerine ne/kim gelecek? Daha evvel bunlar yaşandı. Mesele asıl burada başlıyor, yağmurdan kaçarken doluya tutulmamak gerekir. Mevcut iktidarın arkasından, katı laikçi, intikam alma hırsıyla yanıp tutuşan bir iktidar gelirse, bu hepimiz için bir felaket olur. Ülkeye hizmet etmekten çok, ben hesap soracağım, intikam alacağım, rövanş alacağım mantığıyla hareket eden bir anlayış gelirse, bu bizim için hiç hayırlı olmaz hatta büyük bir felaket olur. Mevcut iktidar etrafındakileri çok zengin etti, nimetleri hep onlar kaptılar, şimdi sıra bizde şeklinde bir anlayışıyla bir iktidar gelirse, yine ülkemize bir faydası olmaz. Yine her platformda ifade ettiğimiz gibi, 10-15 sene Ak Parti’nin en önemli, en yetkili bakanlıklarında bulunup, şimdi oradan çıkıp, iyi olan her şey bizden, kötü olan her şey onlardan deyip, aradan sıyrılmaya çalışanların iktidara gelmesi halinde yine bu ülkeye bir fayda gelmez. Sizin başbakanlık, bakanlık yaptığınız dönemlerde, memura, işçiye ne verdiniz, ne kadar faiz ödediniz, ne kadar borca batırdınız diye sorarlar adama. Şimdi sıfır kilometre, sanki hiçbir şeye karışmamış gibi ortaya çıkıyorsunuz bunu halkımız zaten kabul etmeyecektir. Referansı olmayan, hiç denenmemiş bir iktidarın gelmesi büyük bir risktir. Yine yıllardır iktidarda durup iş bitirme değil, iş batırma belgesi olan anlayışın iktidara gelmesi bu ülkeye bir fayda getirmeyecektir.

Sonuç olarak bu ülkede asıl yapılması gereken, yapılacak ilk seçimlerde, elinde kapı gibi iş bitirme belgesi olan, altın yaldızlı refaransları olan Milli Görüş’ün, yani Yeniden Refah’ın iktidara taşınmasıdır. Ezilenlerin, dar gelirlinin yüzü geçmişte olduğu gibi, Milli görüş iktidarıyla, Yeniden Refah iktidarıyla gülecektir. Yeniden Refah Partisi iktidarıyla, yeni bir Erbakan dönemi başlayacak ve Adil Paylaşım, Ekonomi, Eğitim ve Aile Yapısının korunması konularında ülkemiz çağ atlayacak atılımlar gerçekleştirecektir.

Bu vesileyle katılımlarınızdan dolayı bütün basın mensuplarına, yönetim kurulu üyelerimize çok teşekkür ederim. Yapılacak İlk Seçimin Yıldızı YENİDEN REFAH PARTİSİ ve Sayın Genel Başkanımız Dr. FATİH ERBAKAN bey olacaktır.”

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.