logo

OKULLAR AÇILIRKEN MAARİF VE MARİFETİMİZ

2018-2019 EĞİTİM ÖĞRETİM Yılının başlamasına az bir süre olduğunu, bilhassa bu günlerde okula yeni başlayacak olan çocuklarımız ile öğrenci velilerimizde tatlı bir telâş ile, yaşadıkları heyecanı görüyor ve izliyoruz.

Her eğitim öğretim yılı başlangıcında yazılı ve görsel medyada programlar düzenlenir, eğitim sistemimizle ilgili konular günlerce tartışılır, görüşler ve düşünceler kamu oyu ile paylaşılır. Okul, derslik, öğretmen, öğrenci istatistiklerinden örnekler verilir, ders kitapları, müfredat ve içerikleri, gündeme getirilerek, yine kamu oyunun dikkati çekilmeye çalışılır.

Millî eğitim ( Maarif ) davamızın başarıları, farklı yönleri ile farklı bakış açılarıyla değerlendirilir. Emekli bir öğretmen idareci, eğitim yöneticisi olarak her dönem şunu gördüm; siyasî iktidarlarımız eğitim meselesini, bir memleket meselesi olduğunu her zaman dile getirmişler, ancak uzun yıllar geleceğe dair, çağın ihtiyaçlarına uygun bir vizyon geliştirememişlerdir. Asıl problemlerimize projeksiyon tutacak ve çözüm üretecek misyonu üstlenecek liyakatte, ehil kadroları oluşturamamışlardır.

Yetişmekte olan nesillerimiz ve ülkemizin geleceği bakımından hayatî derecede önemli olarak görülen Maarif davamıza uzun yıllar, yeterli kaynak sağlanamamış, bütçelerden plânlamaya uygun gerekli pay ayrılamamıştır.

Finans odaklı bu durum her geçen yıl artarak devam etmiş, giderek sistemi sarsmaya başlayınca, çok boyutlu bu durumda köklü çözümler üretme yerine, hiçbir ülkede görülmeyen sıklıkta Millî Eğitim bakanları değiştirilmiş, her yeni göreve başlayan bakanlarımız ise, Eğitim sistemimize çağ atlatma iddiaları ile reform paketleri adıyla işe başlamışlar, neticede reformların uygulanmasıyla ilgili olarak görev ve hizmet süreleri yetmemiştir. Sizce de bu durum dikkat çekici ve manidar değil mi dir?… 2018-2019 yılına geldiğimizde, ülkemizdeki siyasî sistem değişikliği ile beraber, geçmiş yılların aksine millî eğitimin içinden gelen Sayın Ziya Selçuk bakan olarak göreve başlamıştır. Milli eğitim camiası memnun ve kendisinden umutludur.

Ancak bir bütün olarak maarif davamızı ne derece ve hangi kıstaslara göre ele alacak ?. Bu henüz belli değildir. Bekleyip göreceğiz. Bu yazımda özellikle bilgi ve kültürü- Eğitim ve Öğretim sistemini bütünüyle kapsadığı için Maarif davamız tabirini kullanıyorum. Geleceğimizle ilgili yapılan her türlü yatırımın temelini öncelikle maarif davamız ve bu alana ayrılacak finansman meselesi oluşturmaktadır. Bunun insana yapılan bir yatırım olduğunu düşünecek olur isek, meseleye daha geniş, derinlikli bir açıyla bakmamız gerekir. Çünkü hem yatırım çok geniş bir alanı kapsamakta, hem uzun vadeli hem de sağlanan ya da sağlanacak olan maddî desteğin sürekliliği esastır. Ülkemizin her bir köşesinde yeterli miktarda ve kalitede Okul Öncesi eğitim, Ana okulu, İlköğretim, ve Orta öğretime (Lise türleri) Yüksek Okullar, Üniversiteler açacaksınız !… Bunlar için yeter sayıda bina derslik, salon, lâboratuvar, iş atölyesi, araç gereç temin edeceksiniz !… En önemlisi yeter sayıda ihtiyaç duyulan sayı ve kalitede eleman bulacak, bunları tatmin ederek verimli ve aktif hale getireceksiniz. Maarif davamızın başarılması, sadece devlet imkânları ile mümkün görülmemektedir. Çağı yakalamak, çağı aşmak, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak istiyorsak; tıpkı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, devlet millet işbirliği ile yürütülen güvenilir, dinamik ve şuurlu bir organizasyona ihtiyaç vardır.

Maalesef günümüze kadar uygulanan aşırı devletçi, merkeziyetçi tutum ve politikalar, maarif sistemimizin gelişmesine de hep engeller oluşturmuştur. Başta ABD olmak üzere, İngiltere, Fransa, Almanya, Japonya, Güney Kore gibi zengin ülkeler bile maariflerini daha çok vakıflar, dernekler, sendikalar, mahallî idareler eliyle organize ve finanse ederken, bizim gibi sınırlı, kısıtlı, yetersiz devlet bütçesine sahip ülkelerin, bir takım komplekslere kapılarak sistemin bütün ağırlığını omuzlamaya çalışması garip değil midir ? Oysa ülke gerçekleri göz önüne alındığında, istediğimiz ve özlediğimiz bir sistemi kurmaya ABD bütçesi dahi yeter mi bilemem ?..

Türk Milleti olarak, çocuklarımızı millî ve çağdaş ihtiyaçlara göre eğitip yetiştirmek için, çok büyük fedakârlıklar yapmaya hazır olduğumuzu görüyoruz. Devlet okullarını yetersiz gören aileler, çeşitli sıkıntılara katlanarak çocuklarını daha kaliteli oldukları ümidi ile özel okullara ve liselere yerleştirmek için, yüz binler harcamaktan çekinmemektedirler. Buradan sormak istiyorum. Ey yetkililer, sizler milletimizin bu istek ve eğilimini görmüyor musunuz?.. Her alandaki okullarımızı niçin daha kaliteli hale getiremiyorsunuz ?. Hem devlet millet işbirliğinden söz ediyor, hem de milletimizin bu fedakârlıklarını neden görmezden geliyorsunuz?.

Milletimiz maarif alanında her türlü fedakârlığa hazırdır. Yeter ki bu işbirliği için sağlam güvenilir ve şuurlu bir organizasyonunuz olsun. Bütün mesele Türk Milleti’ ne güvenmekte ve Onunla iş birliğine hazır olmaktadır.

Kesin olarak bilinmeli ki, milletinden korkan, O’ nu devre dışı bırakan, o millet, bu millet, şu millet deme illetinden kurtulup, Türk- İslâm medeniyetinden hız ve ilham alarak, Büyük Türk Milleti; yeniden kurmalıyız biz bu medeniyeti deme cesaretini göstermeliyiz. Türk yurdunda, Anadolu coğrafyasında, kendi milletinden korkan ve O’ nu devre dışı bırakma gayretinde olan kadroların, asla başarı şansları da yoktur. Hiçbir zaman da olmayacaktır. İşte bunun için MAARİF DAVAMIZIN derinliklerine inerek kafa yormalı çözüme yönelik fikirler üretmeliyiz. Okullarımızın yeni öğretim yılına başlayacak olmaları nedeniyle kaleme aldığım bu yazımı biraz uzattığımın farkındayım. Okullarımızın açılışına yönelik programların yoğunlaştığı bu günlerde, işin sayısal verileri ve istatistiki bilgilerinden çok geleceğimize dair sosyo kültürel, ekonomik ve iktisadî psikolojik, sosyolojik, pedagojik boyutunun yanında ders kitaplarındaki müfredatın konuları ve içeriği de çok daha önemlidir.

Ücretsiz ders kitaplarını zamanında dağıtarak öğrencilerle buluşturmak elbette güzel ve yerinde bir uygulama. Ancak benim itirazım ve dikkatinize sunmak istediğim asıl mesele; müfredat konularının içeriği ve yeterliliği ile ilgilidir.

Bu duygu ve düşüncelerle yeni eğitim öğretim yılının, öğrencilerimize ailelerimize ve eğitim camiasında yer alan her kademede görevli idareci öğretmen ve tüm personellerine hayırlı olmasını diliyor, selâm saygı ve hürmetlerimi arz ediyor, her daim canlı ve diri tutmaya çalıştığımız ümitlerimizin daim olmasını diliyorum.

Etiketler: » » »
Share
7 kez okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?
Karabük Kız Yurdu