MAĞRUR OLMA PADİŞAHIM! SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR” « Karabük Meydan Haber

Karabük Meydan Haber

MAĞRUR OLMA PADİŞAHIM! SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR”

Bu haber 19 Haziran 2020 - 12:13 'de eklendi ve 15.882 kez görüntülendi.

Bismillâhirrahmânirrahîm. Allah’a hamd, Rasûlullah’a salât ederek Saygıdeğer Okurlarımı Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketiyle selâmlıyorum. Cumanız mübarek olsun

Zenginlik suç değildir. Ama kişinin servetiyle kibirlenip insanları da kölesiymiş gibi görmesi, hele hele ‘servetimi ben kazandım’ deyip kendinden bilmesi felâkettir. “-(Kârûn’a) Allah’ın verdiğiyle ahiret yurdunda (mutluluğu) ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik yap ve dünyada bozgunculuk yapma. Çünkü Allah bozguncuları sevmez. (dendi). Kârûn ise; ‘-Servetimi kendi bilgi ve becerimle kazandımdedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, daha güçlü ve daha çok mal biriktirenleri helâk ettiğini bilmiyor muydu? Günahkârlara günahları sorulmaz. (Allah zaten bilmektedir).” (28/Kasas, 77-78)

Makam sahibi olmak, yukarılara çıkmaya çalışmak günah değildir. Fakat kibirlenip ego tatmin etmek için insanların üstünde otorite kurmaya alet etmenin, hele hele ‘bu benim’ deyip makamı mülk edinmenin sonu hüsrandır. Toprağın altı, toprak üstünde yaşarken ilâhlık taslayanların (79/Nâziât-24) cesetleriyle doludur. British Museum’da secde halindeki Firavun cesedi ise dünyanın gözü önündedir.

İlim/meslek sahibi olmak teşvik edilmiştir. Ama itibar için ilimle uğraşmanın, meslekleri putlaştırmanın sonu cehennemdir. Âyetü’l-Kürsî’de “-O’nun dilediği dışında O’nun ilminden hiçbir şey bilemezler.” (2/Bakara-255) buyurulur. Rasûlullah (sav) ise; “-Kim sırf âlimlerle tartışmak ve insanlardan takdir görmek için ilim öğrenirse Allah onu cehenneme koyar.” (Tirmizî İlim 6) buyurmuştur.

Şeytan secde etmedi, ama secde etmediğinden değil, gerekçesinden dolayı azledilerek kovuldu. “Allah buyurdu: ‘-Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir?’ (İblîs) ‘-Ben ondan daha üstünüm, beni ateşten onu çamurdan yarattın.’ dedi. Allah; ‘-Öyleyse in oradan! Büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık! Artık sen aşağılıklardansın!’ buyurdu” (7/A’râf, 12-13)

Servet, makam, ilim, kariyer, meslek, fiziksel özellikler… İnsanda bulunan her nimeti veren Allah’tır, dolayısıyla gerçek sahibi de O’dur. Bunların Allah nezdinde hiçbir değeri de yoktur. İnsan ise nimetlerin sahibi değil sadece emanetçisidir ve hepsi imtihan içindir. Bu şuuru kaybederse nimet külfet olur.  Şu da hatırımızdan çıkmamalı. Allah dileseydi herkesi vaiz, başkan, müdür, aşçı, temizlikçi, zengin veya fakir yapardı. Demek ki insan hedefine kendi ulaşıyor görünse de servet ve ilim veren, iş taksimini, yani asıl atamayı yapan Allah’tır. Rabbimiz “-Rabbinin rahmetini paylaştırmak onlara mı düşmüş? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kiminin derecesini kiminden üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden hayırlıdır.” (43/Zuhruf-32) buyuruyor.

Patronla hizmetçisi -hak ettilerse- aynı cennete girecek. Cennetin yöneticiler ve zenginler için işçilerden, çobanlardan, memurlardan ayrı kapısı yoktur. Daha önce yazdığımız gibi; cennet protokol çadırı değildir! Cennete farklı kapılardan girmenin, yani üstünlüğün ölçüsü dünyadaki statüler değil takvadır.

Allah’ın bir insana -peygamberlik hariç- lütfettiği en üstün makamdaki 2. kişi olan Hz. Ömer (r)’den müthiş bir tevazu örneği… Kûfe ve Basra’dan bir grup insan Hz. Ömer (r)’i ziyaret etmek istediler. Medine’ye geldiklerinde ahalinin Hz. Ebu Bekir (r) ve Hz. Ömer (r) hakkında tartıştığını gördüler. Bir kısmı “Ebu Bekir Ömer’den üstündür” bir kısmı ise “Ömer Ebu Bekir’den üstündür” görüşünü savunuyordu. Aralarındaki Cârûd b. Muallâ adlı kişi de; Hz. Ebu Bekir (r)’in Hz. Ömer (r)’den üstün olduğuna inandı. Hz. Ömer (r) değnekle çıkageldi ve kendini Ebu Bekir (r)’den üstün görenlere yöneldi. Cârûd korktu, Hz. Ömer (r)’in önüne çöküp; “-Ey Ömer yeter! Bir daha Allah bizi senin Ebu Bekir’den üstün olduğunu söylerken görmeyecek! Vallahi Ebu Bekir senden üstündür!” diye yalvardı. Bunun üzerine Hz. Ömer (r) çekip gitti. Yatsıdan sonra minbere çıkıp şöyle seslendi; “-Sözlerinize dikkat edin! Bilin ki; Rasûlullah (sav)’den sonra ümmetin en üstünü Ebu Bekir’dir. Ölümümden sonra dahi kim aksini söyler beni Ebu Bekir’den üstün tutarsa, o iftiracıdır. Bu sözleriyle bana iftira etmiştir!” (İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Ğâbe fî Ma‘rifeti’s-Sahâbe, Komisyon (thk.), Beyrut: 1390/1970, c. 3, s. 219)

Bunun tarihte örneği çoktur. Yöneticiler çoğunlukla âlimlere hükmetmeyi değil, âlimlerin fetvalarıyla ülkeyi yönetmeyi ilke edinmişler, halk arasına çıkınca kibire kapılıp da hesap günü hüsran olma korkusuyla, onların talebelerinin “Mağrur olma padişahım! Senden büyük Allah var!” diye bağırmalarını istemişlerdir.

Tevazu cennete, kibir cehenneme götürür. Rasûlullah (sav)’in buyurduğu gibi; “-Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse asla cennete giremez!” (Müslim İman 147)

Öyleyse sahip olduğumuzu sandığımız makam, servet, meslek, ilim, kariyer, güzellik ve güç gibi; fani dünyanın geçici nimetleri için kibirlenip böbürlenmeye, hasetlenmeye ve hırsa kapılarak yanlış yollara girip ahiretimizi berbat etmeye ne gerek var?

Ne diyor şu bizim Yûnus;

Bir avuç toprak, biraz da suyum ben.

Neyimle övüneyim! İşte buyum ben.

 

HOŞGELDİNİZ

İrfan Bayın
İrfan Bayınirfanbayin@karabukmeydanhaber.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mustafa Çelenli 20 Haziran 2020 / 09:22 Cevapla

Harika, uyarıcı, düşündürücü ve istikamet gösterici bir yazı olmuş İrfan Hocam. İlminize bereket. Sizi tebrik ederim.

    İrfan Bayın 20 Haziran 2020 / 16:36 Cevapla

    İstirham ederim Saygıdeğer Hocam. Zat-ı Aliniz gibi Ehl-i kelam ve kalem bir büyüğümün takdir, teveccüh ve dualarını almış olmaktan dolayı Rabbime şükürlerimi, Zat-ı Alinize de sonsuz teşekkürlerlerimi arz ediyorum. En kalbi dua ve duygularımla Zat-ı Alinize hürmet ve muhabbetlerimi arz ediyorum Saygıdeğer Hocam.