HER YERDE ÖĞRETMENİM « Karabük Meydan Haber

Karabük Meydan Haber

HER YERDE ÖĞRETMENİM

Bu haber 24 Kasım 2020 - 18:17 'de eklendi.

Yıl: 2015, günlerden: Çarşamba. Sabah 6 buçukta kalktım. Servise binmek için evden çıktım. Tam yedi dakika sürüyor evden servise ulaşmak. Ben vardığımda Niyazi Öğretmen de oraya doğru gelirdi. Selamlaştıktan sonra servisimiz saat 07.20’de göründü. Her zaman olduğu gibi biraz uyuklayarak, biraz da ders çalışarak gidiyorduk okulumuza.

Çoğunlukla öğretmenler odasında oturuyorduk. Çaycımız çaylarımızı getirir, en azından bir ya da iki bardak çay içerdik. Öğrencilerimiz de o zamana toparlanmış olurlardı. Hepsi çok sessiz birer öğrenciydi. Dersleri dikkatli dinlerler, sorularıma cevap verirlerdi. Her birinin ayrı ayrı zeki olduğu her hallerinden belliydi. Gözleri ışıl ışıldı. Sabah grubumun dersi bittikten sonra saat 13’e geliyordu ve arkadaşımla yemeğe inerdik. Yemekte ne mi vardı? Kokusundan anlardık. Niyazi Öğretmen bana sordu “Bu köfteli yemeğin adı nedir Ümit biliyor musun?” Ben de ilk aklıma gelen ismi yani “terbiyeli köfte” dedim. Evet, yemek gayet lezzetliydi. Tulumba tatlısı da vardı.

Yemekten sonra beraber hava güzel olduğunda dışarı hava almaya çıkardık. Öğle namazından sonra 7 numaralı sınıfa çıktık. Bir baktım arkadaşım kaşe kabanını üstüne çekmiş pinekliyordu. Ben de kalorifer tarafındaki petekte abdestten soğuyan ellerimi ısıtıyordum. Güzel bir duyguydu aslında üşümek. Beton çok soğuktu.

Üşüdüğümüzde içimizi ferahlatan çayımız 13.30’daki dersimizin hemen öncesinde gelirdi. En azından iki çay içer ısınırdık. Sonra derslere dağılırdık. Biraz muhabbetten sonra konumuza geçtim. Konumuz: “Parayla saadet olur mu?’ydu.” Bir öğrencim mutluluk parayla olur taraftarıydı. Ben de parayla mutluluk olmaz düşüncesindeydim. Diğer öğrencilerim de beni bu konuda destekliyordu. Derslerimiz genelde konuşma havası içinde geçerdi. Aslında benim amacım da onların konuşmasını sağlamak ve bir nevi dışardaki hayatı onlara yansıtmak ve yaşatmaktı. Öğrencilerimin fikirlerini öğrenmek ve onlarla konuşmak beni çok heyecanlandırıyordu.

Hala heyecanlıyım. Hayatımın bir kısmında orada olmak çok güzeldi. Orası bir cezaeviydi. Dışarıya kapalı, kalplere açık Zopran Cezaevi. Şimdi bu kutsal “Öğretmenlik” görevimi, Anadolu’nun kapılarını bize açan Sultan Alparslan diyarında bir kasabada yürütüyorum.

Çünkü ben “Her yerde öğretmenim.

 

 

 

 

 

 

Satılmış Ümit ÇETİNKAYA

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni

 

Feyzi Akkaya MTAL

Malazgirt

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.