logo

17 Ağustos 2019

Bölgesel Kalkınmada Kırsal Alan ve Kırsal Turizmin Değerlendirilmesi ( 1 )

Ülkemizin sanayi alanındaki gelişmesinde ve bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesinde, Balkanların ve Orta doğu’ nun en büyük entegre tesisi olarak, 1937 de temeli atılan Demir çelik fabrikaları, ülke genelinde sanayileşmenin motor gücünü oluşturmuştur.

Hemen hemen her bölgemizde ve her İlimizde, Karabük Demir Çelik Fabrikalarının izine, işçisinin emeğine ve alın terine rastlamak mümkündür. Bu süreçte sanayileşmenin tarihi sürecini, demografik ve sosyo kültürel yapıda ortaya çıkan gelişmeleri ve değişimleri, kapsamlı olarak ele alıp incelemek ve irdelemek mümkündür. Ancak konumuz dışında olduğu için detaylara girilmesinin uygun olmadığı kanaatindeyim.

Dünyanın her ülkesinde olduğu gibi, ülkemizde, bölgemizde, İlçeler bazında yöremiz ve köylerimizde, köyden kente nüfus göçü, köy nüfusundaki azalma, sektör bazında tarımla ilgili her alanı olumsuz yönde etkilemiştir. Bilhassa kırsalda yaşayan köy nüfusumuzun hayat standartlarında ve gelir düzeylerindeki dengelerin bozulması ile birlikte, köylerimizin boşalmasına, verimli tarım arazilerimizin atıl halde bırakılmasına neden olmuştur.

Sonuçta ortaya çıkan ekonomik kaybın, toplumsal denge ve yapının bozulması neticesinde oluşan sosyo kültürel problemlerin faturasını ödemekle karşı karşıya bulunmaktayız.

Geleceğe yönelik hedefler dikkate alındığında, ortaya çıkan bu olumsuzluklardan İl, İlçe ve köylerimiz bazında bizlerinde etkilenmemesi mümkün değildir. Özellikle bölgesel gelişme ve kırsal kalkınma adına, mevcut imkân ve kabiliyetlerimizin araştırılmasına, geliştirilip değerlendirilmesine, bu konuda gerçekçi ve kapsamlı bir stratejik plâna ihtiyaç vardır. Bütün dünyada sürekli ve süratle gelişen kırsal kalkınmada kırsal turizm olgusu, anlayışı ve uygulamalarının, daha fazla gecikilmeden ele alınıp hayata geçirilmesi, kırsal kalkınmamızın gerçekleştirilmesi bakımından hayati derecede önemlidir.

Konunun önemine binaen, en başta yerel ve mülki idarelerimizin, Ticaret Odalarımızın, Esnaf Odalarımızın, Sivil toplum örgütlerimizin, Siyasi Partilerimiz ve temsilcilerinin, yazılı ve görsel medyamızın, sektörel bazda faaliyette bulunan kurum ve kuruluşlarımızın koordinasyonuna ihtiyaç vardır.

Ülkemizde, 2001-2023 dönemini kapsadığı belirtilen, Uzun Vadeli Gelişme Stratejisi, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde ekonomik ve toplumsal yeniden yapılanmasının gerçekleştirilmesi ve bilgi toplumuna dönüşerek, 2010’larda bölgesel güç olarak etkinliğini daha da artırması, 2020’lerde ise küresel düzeyde etkili bir dünya devleti olmasını temel amaç olarak belirlemiştir. Kırsal kalkınma, Türkiye’nin, Uzun Vadeli Gelişme Stratejisi ile tespit edilen bu temel amacına ulaşmasına aşağıdaki alanlarda sağlayacağı katkı nedeniyle önem taşımaktadır:

Kırsal alanların ülke ekonomisine katkısının artırılması ve kırsal toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesi suretiyle bölgeler ve kır-kent arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması,

Göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması, dengeli ve sürdürülebilir kalkınma hedefiyle uyumlu bir nüfus yapısına ulaşılması,

Tarımın yeniden yapılandırılması sürecinde ortaya çıkabilecek sosyo-ekonomik ve çevresel olumsuzlukların azaltılması,

Çevrenin ve doğal kaynakların korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımı,

AB ile ekonomik ve sosyal yakınsamanın ve müktesebat uyumunun sağlanması.

Kırsal alanların ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla daha etkin bir şekilde analiz edilip değerlendirilmesi, buna dayalı olarak kırsal kalkınma politikalarının belirlenmesi ve uygulamaya geçirilmesinde etkinliğin sağlanmasına yönelik olarak, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerekli veri setinin belirlenmesi ve kırsal alan tanımının güncelleştirilmesi amacıyla çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, gerek duyulması halinde bölgesel, kırsal ve kentsel alan tanımının güncellenerek, uygulamada dikkate alınması gerekmektedir…

Bu strateji belgesinde kırsal kalkınma; kırsal alanda, sürdürülebilir doğal kaynak kullanımını esas alarak, bir taraftan kırsal kesimin gelir düzeyinin ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi yoluyla gelişmişlik farklarının azaltılması amacına yönelen, diğer taraftan çevresel ve kültürel değerlerin korunmasını ve geliştirilmesini gözeten, yerelde farklılaşan sosyal, kültürel ve ekonomik özellikleri, ihtiyaçları, potansiyelleri ve dinamikleri dikkate alarak çok faktörlü ve çok sektörlü yaklaşımla planlanan faaliyetler bütünü olarak kabul edilmektedir.

2001-2023 dönemini kapsayan Uzun Vadeli Gelişme Stratejisi, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde ekonomik ve toplumsal yeniden yapılanması ve bilgi toplumuna dönüşerek, 2010’larda bölgesel güç olarak etkinliğini daha da artırması, 2020’lerde ise küresel düzeyde etkili bir dünya devleti olmasını temel amaç olarak belirlemiştir. Kırsal kalkınma, Türkiye’nin, Uzun Vadeli Gelişme Stratejisi ile tespit edilen bu temel amacına ulaşmasına aşağıdaki alanlarda sağlayacağı katkı nedeniyle önem taşımaktadır:

Kırsal alanın ülke ekonomisine katkısının artırılması ve kırsal toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesi suretiyle bölgeler ve kırla-kent arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması,

Göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması dengeli ve sürdürülebilir kalkınma hedefiyle uyumlu bir nüfus yapısına ulaşılması,

Tarımın yeniden yapılandırılması sürecinde ortaya çıkabilecek sosyo-ekonomik ve çevresel olumsuzlukların azaltılması,

Çevrenin ve doğal kaynakların korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımı,

AB ile ekonomik ve sosyal yakınsamanın ve müktesebat uyumunun sağlanması ile ilgili hususlar da dikkate alındığında, İlimiz genelinde başlatılacak olan kırsal turizm bakımından, mevcut potansiyelimizin güçlü ve zayıf yönlerinin araştırılıp ortaya konulması son derece önemli ve yararlı olacaktır.

İlimize ait köy ve kırsal alanlarda, fiziki altyapı hizmetlerinden köy yolları, içme suyu, kanalizasyon su depoları ve arıtma tesislerinin yaygınlaştırılması ve standartlarının yükseltilmesi çalışmaları İl Genel Meclisi kararları doğrultusunda İl Özel İdaremizin mevcut imkân ve kapasitesine uygun olarak gerçekleştirmeye çalışılmaktadır..

Diğer taraftan, elektrifikasyon ve haberleşme altyapıları büyük ölçüde tamamlanmıştır. Ancak, söz konusu altyapıların iyileştirilmesine acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

Doğal kaynaklar ve temiz kırsal çevre, kırsal kalkınmanın hızlandırılmasında önemli potansiyel alanlardan birini oluşturmaktadır. Toprak, su, mera ve orman kaynakları, biyolojik çeşitlilik (gen, tür ve ekosistem çeşitliliği), doğal güzellikler; hızlı kentleşme ve sanayileşmenin yarattığı olumsuzluklar, turizm faaliyetlerinin plânsız gerçekleştirilmesi, yerleşimlerin altyapı eksiklikleri, doğal afetler, bilinçsiz ve aşırı kaynak kullanımı gibi faktörler nedeniyle yıpranma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Havza bazında sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi uygulaması; toprak, su, orman ve mera kaynaklarının kullanımı kırsak turizm söz konusu olduğunda önem kazanmaktadır.

İlimizde, İlçelerimiz ve köylerimizde bölgesel gelişmişlik farklılıklarına bağlı olarak, kırsal alanların karşılaştığı sorunlar, sahip olduğu özellik ve potansiyeller hem nitelik hem de nicelik açısından geniş bir çeşitlilik arz etmektedir.

Bu nedenle, kırsal alanların çeşitliliğini ve kırsal hayatın farklılaşan şartlarını göz önünde bulunduran bir yaklaşımın benimsenmesine, uygulanacak tedbirlerin, yöresel ihtiyaçlara cevap verecek ve yöresel potansiyelleri harekete geçirecek şekilde önceliklendirilmesi ve belirlenmesine özen gösterilecek tedbirler alınmalıdır..

Bölgesel ve yerel düzeyde kırsal kalkınmaya yönelik tedbir ve faaliyetler, kırsal kesim gelişme plan ve programları ile tutarlı bir şekilde uygulamaya konulmalıdır. Hazırlanacak bölgesel gelişme plan ve programlarında kırsal kalkınmaya yönelik olarak İl düzeyinde hazırlanacak strateji belgesi temel alınarak; kırsal gelişme ve kırsal kalkınma politika ve uygulamaları arasında bütünlük ve tutarlılık sağlanmasının göz ardı edilmemesi gerekir.

Kırsal kalkınmanın hızlandırılması ve kır-kent arasındaki gelişmişlik farklılıklarının azaltılması amacıyla görece az gelişmiş kırsal alanlara öncelik verilmesi esas olmalıdır. Kırsal kalkınmada, yoksulluk ve sosyal dışlanmaya maruz veya bu risk altında olan birey ve grupların ekonomik ve sosyal hayata aktif katılımlarının artırılması ve yaşam kalitelerinin yükseltilerek toplumsal dayanışma ve bütünleşmenin sağlanması esastır.

Sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınmanın temeli olan insan kaynaklarının ve toplumsal yapının güçlendirilmesi amacıyla, dezavantajlı grupların kamusal hizmetlere erişimlerinin iyileştirilmesi; üretici bireyler olarak ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının artırılması; yoksulluk riskinin en aza indirilmesi; proje ve faaliyetlerde söz konusu kesimlere sorumluluk vererek toplumsal dayanışma ve bütünleşmenin sağlanması göz önünde bulundurulması gereken bir husustur.

Yoksullukla Mücadelede Dezavantajlı Grupların İstihdam Edilebilirliğinin Artırılmasına yönelik projelerinin geliştirilip uygulanması, özel bir öneme ve önceliğe sahiptir.

Kırsal alanlarda, yoksul vatandaşların geçimlerini temin edici proje uygulamalarına ağırlık verilerek, onların yardım isteyen pasif durumdan çıkarılması ve üretken olmaya yöneltilmesi temel politikası çerçevesinde; yoksullukla mücadelede kullanılan fonların gelir getirici, üretim ve istihdam yaratıcı projelere tahsisi yönündeki çalışmalara ağırlık verilmesi aynı zamanda kırsal kalkınma açısından önemlidir.

Tarımın yeniden yapılanması sürecinde, hazineye ait, makilik olarak ifade edilen ve özellikle yoksul hanelerin geçim kaynaklarının istikrara kavuşturulması ve dezavantajlı grupların bilgi ve becerilerinin artırılarak üretken kılınması amacıyla gelir getirici faaliyetlere yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Kırsal turizmin geliştirilmesi ile, orman köylüleri için yerel kaynaklara dayalı olarak ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi, tarımda istihdam edilen düşük gelirli gruplarının ikinci bir iş edinmesine yönelik hizmetlerin verilmesi sağlanmalıdır.

Bu amaçla; gençlerin ve tarımdan ayrılan işgücünün girişimcilik kapasitelerinin ve istihdam edilebilirliğinin artırılmasına yönelik mesleki bilgi, girişimcilik eğitimi ve rehberlik hizmetleri hayata geçirilmiş olacaktır. Kadınların gelir getirici faaliyetlere yönlendirilmelerinin yanında, girişimcilik ve örgütlenme konularında, bilgi ve bilinç artırıcı faaliyet ve hizmetler yaygınlaştırılmalıdır.

Bu kapsamda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının etkinliğinin artırılması ve kamu kesimi sivil toplum işbirliğinin geliştirilmesi suretiyle, yerel katılımcılık ve sahiplenmeyi artıracak ve kamu kaynaklarına ilave kaynak sağlayacak imkanlar yeniden gözden geçirilip değerlendirilmelidir.

Başta çiftçiler olmak üzere kırsal kesimde çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmasına yönelik çalışmalar hızlandırılıp bir an önce tamamlanmalıdır.

Sosyal sigorta sistemi dışında kalanlara yönelik geliştirilen sosyal hizmet ve yardımların objektif kriterler çerçevesinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve gıda yoksulluğu ile mücadele kapsamında hassas grupların (yaşlılar, engelliler, çocuklar, kadınlar ve işsizler) gıda güvencesinin sağlanmasına yönelik tedbirler geliştirilmeli. Sosyal yardımlarda siyasi değerlendirmelerden derhal vaz geçilmelidir.

Sürdürülebilir ve hızlı bir Yerel Kalkınma Kapasitesinin Güçlendirilmesinde, kırsal turizmin harekete geçirilip uygulanmasının sayısız faydaları vardır. Ancak bu konuda bölgemizde, özellikle turizm kenti olarak ifade edilen Safranbolu ve köylerimizde gerekli çalışmalar şimdiye kadar yapılmamış hatta gündeme bile getirilmemiştir. Bu öncelikle siyasilerin bilimsel olarak ele alıp üzerinde durulması gereken öncelikli konularımızın başında gelmektedir.

Katılımcılık, sahiplenme ve işbirliği bilincinin kırsal kalkınma faaliyetlerinin uygulayıcısı ve yararlanıcısı olan aktörler arasında geliştirilmesi, kültürel ve toplumsal yapının güçlendirilmesi ve yerel halkın sorun çözme kapasitesinin geliştirmesi amaçlanmaktadır.

Kırsal alanla ilgili hizmet veren başlıca kuruluşlar nedir diye baktığımızda;

Merkezi Yönetim Kuruluşları

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

İçişleri Bakanlığı

Milli Eğitim Bakanlığı

Sağlık Bakanlığı

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı

Kültür ve Turizm Bakanlığı

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Orman ve Su İşleri Bakanlığı

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü

Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı Yerel Yönetim Kuruluşları

Valilikler o Kaymakamlıklar

İl Özel İdareleri

Belediyeler

Köyler

Kırsal nüfusa, görev ve yetkileri çerçevesinde hizmet götüren çok fazla sayıda merkezi ve yerel kamu kurum ve kuruluşunun bulunması, gerek merkezi gerek yerel düzeyde etkin bir koordinasyon ve işbirliğinin sağlanmasını zorunlu kılmaktadır.

Ülkeler için önemli bir gelir kaynağı olan turizm sektörü, uluslararası ticaretin gelişmesine ve insanların hayat standartlarının yükselmesine paralel olarak, seyahat etme eğiliminin artması sebebiyle önemli gelişmeler kaydetmiştir.

Turizm sektörünün, özellikle tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleri fazla olan ülkelerin kalkınmasında son derece önemli bir lokomotif görevi vardır. Kalkınmadaki önemli rolü sebebiyle, hepimizin bildiği gibi, ülkeler kendilerine has turistik cazibeleriyle, turistleri etkileme ve daha fazla turizm geliri elde etme yarışı içindedirler.

Bu noktada önemli olan konu, ülkelerin sahip olduğu turistik değerlerden en uygun biçimde faydalanabilmesidir.

Bu bağlamda tek bir turizm türüne (deniz-kum-güneş vb.) bağlı kalmadan farklı türlerin harmanlanıp bir arada yapıldığı veya bilinenin-alışılmışın dışında olan turizm türlerinin öne çıkarılması ülkelere bu yarışta önemli avantajlar sağlamaktadır.

Turizme katılan ziyaretçilerin olağandan farklı bir deneyim yaşamak, yeni şeyler keşfetmek, farklı olanı görmek yönündeki istekleri, alternatif turizm türlerine verilen önemi her geçen gün arttırmaktadır.

Kırsal turizm üzerine yapılan araştırmalarda, kitle turizm yapılanmasının fazla olmaması, turizmin yanında tarımın ticari amaçlı yapılması, bozulmamış kırsal alanlara sahip olması, tarım ve turizmin birleştirilerek yapıldığı kırsal turizm potansiyelinin yüksek olması gibi sebeplerle İlimiz de de kırsal turizm potansiyelinin araştırılmasına, ve bu konuda toplumda duyarlılık oluşturulmasına ihtiyaç vardır.

Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın ve faaliyette bulunan yerel işletmelerin, kırsal turizmin ekonomik ve sosyo-kültürel etkileriyle ilgili farkındalığının tespit edilmesi ve İlimiz ve İlçelerinde de plânlı bir kırsal turizm yapılanma sürecinin gerekliliğinin ortaya konulması özellikle yerel ve mülki idarelerimiz tarafından ele alınıp hedeflenmelidir. Diğer bir ifadeyle, yöre halkının kırsal turizm faaliyetleri içinde yer almaya ne düzeyde istekli ve hazır olduğunu belirleyerek, kırsal turizmin yörede uygulanabilirliğini araştırmak, bu konuda yapılabilecek çalışmaların odaklandığı temel nokta olmalıdır.

Alternatif bir turizm türü olarak kırsal turizmin, Turizm arz potansiyelinin bölgemiz açısından yüksek olduğu, yıpranmamış doğal, tarihi ve sosyokültürel çekicilikte özelliklere sahip olduğu, kaynaklarını plânlı ve koruma-kullanma ilkelerine bağlı kalarak kullanmaya daha fazla önem gösterildiğinde, turizmde ürün çeşitliliğini sağlayacak alternatif turizm aktivitelerinden istifade edilebileceği bilinmektedir.

Günümüzde kırsal turizm, dünyanın en hızlı büyüyen turizm endüstrisinin gelişen bir alanıdır.

Geçmişte kırsal alanlara, çoğunlukla rekreasyon amaçlı günübirlik veya akraba, tanıdık ziyaretleri için giden kent insanları, bugün özellikle kırsal yaşam biçiminin çekiciliği, stres ve baskı yaratacak sınırlamaların ve zorunlulukların olmayışı, kişilerin kendilerini özgür hissetmelerini sağlayacak imkânların ve vasıtaların varlığı sebebiyle, daha uzun dönemli tatillerini geçirmek amacıyla kırsal alanları tercih etmektedir.

Kırsal turizm, günümüzde tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu yörelerde, tarım faaliyetlerinin yanı sıra turizm sektörüne bağlı olarak gelişen yeni bir turizm çeşidi olarak ifade edilebilir.

Yeşil turizm, çiftlik turizmi, köy turizmi, yayla turizmi, orman turizmi, tarım turizmi gibi adlar alan kırsal turizm, bir yandan turistlerin mekan içinde yoğunlaşmasından doğan ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunların çözümünde, öte yandan turizmi geleneksel kıyı turizminin egemenliğinden kurtarmak, kırsal yörelerin dinlendirici atmosferinden yararlanmaya imkân sağlamak ve gelir düzeyi diğer sektörlere göre düşük olan tarım üreticisine ek bir gelir sağlamak açısından büyük önem arz eden bir turizm çeşidi olarak, tüm dünyada sürekli olarak ve süratle gelişmektedir. ( Devam edecek )

 

Etiketler: » » » »
Share
1.765 kez okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?
karabük haber