logo

BİLGİ VE BİLGİ TOPLUMU

Bilgi çağı olarak ta ifade edilen 21. Yüzyılda, bilgi teknolojisinin olağanüstü bir hızla gelişmeye devam etmesi, insanlık alemi içinde dünyanın her köşesinde yeni yeni bilgi toplumlarının ortaya çıkmasına vesile olmaktadır.
1950 1960 yıllarında, Amerika, Japonya, Batı Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde, bilgi teknolojilerinin yıllar itibarıyla giderek ve artan bir hızla kullanılmasıyla meydana gelmiş yeni bir aşamadır. Gelişmiş ülkelerde biçimlenen, elektrik hızıyla tüm dünyayı etkileyen bu aşamanın en önemli özelliği, bilginin ve bilgi teknolojilerinin tarım, sanayi, hizmetler sektörlerinin yanı sıra eğitim, sağlık, iletişim ulaşım gibi her alanda kullanılabilir olmasıdır. Bu ve benzeri sebeplerle bilgi toplumundaki gelişmeler kısa sürede üretimde standardizasyon, kitlevî üretim ve verimliliği artırmasına yol açmakta, sürekli gelişen ve yenilenen, yeni teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeleri de teşvik edip yaygınlaştırmaktadır.. “Bilgi toplumunda hemen hemen her alanda ortaya çıkan tüm bu gelişmeler, dünyanın diğer ülkelerini de kısa zamanda etkisi altına almış ve uluslararası alanda ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel alanlardaki uyumu da zorunlu olarak beraberinde getirmiştir.
Giderek artan bir şekilde ortaya çıkan bilgi toplumunda kullanılabilecek en önemli meta bilgidir. Bu gün tüm dünyada 2. Dünya savaşı sonunda geleneksel ağır sanayinin yerini günümüzde bilgi teknolojisi almaktadır. Bilgi toplumu, her türlü bilginin yeni iletişim teknolojileri vasıtasıyla, kişilerin bu teknolojilere ulaşabilme ve bu teknolojileri kullanabilme imkânının sağlandığı toplumdur. Her tür malumatın, çok geniş ve zengin teknolojiler ile elde edilme ihtimali, yeterli çaba gösterilmeden ve gerekli organizasyon yapıları oluşturmadan kendiliğinden bilgi toplumunu meydana getirmek mümkün değildir. Her konuda ve her alanda elde edilen her türlü bilginin, toplumda yer alan bireylerin bilgi dağarcığından geçirilip yorumlanması ve günlük hayatın tabii rutin bir parçası haline gelmesi ile toplumun, bilgi toplumuna evrilmesi mümkün olabilecektir. İnsanlık tarihinin gelişim süreci evrelerini incelediğimizde, tarıma dayalı geleneksel toplum yapısından sanayi toplumuna geçiş ve toplum yapısının kurumsallaşması uzun zaman almıştır. makineleşmenin başlaması ve buharlı gibi sanayi için gerekli güç kaynaklarının keşfedilmesi nedeni ile 18. Yüzyılın ikinci yarısında İngiltere’de başlayan sanayi devriminin neden olduğu köklü değişim ve dönüşüm, o tarihe kadar devam eden tarıma dayalı geleneksel toplum yapısını geride bırakırken; teknoloji, ekonomi, ulaşım, sosyal ve kültürel yapılarıyla eskisinden tümüyle ayrı, farklı bir toplum yapısını meydana getirmiştir.
Aynı şekilde ve benzer bir biçimde, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinde bu gün köklü toplumsal değişim ve dönüşümler meydana gelmektedir. Bununla birlikte yeni teknolojilerin, teknolojik gelişmelerin, sanayi devrimi şartlarına nazaran daha hızlı üretim yapılmasını sağlaması ve tüm insanlığın hayat şartlarını etkilemesi, sanayi toplumunun daha hızlı ve daha az zamanda bir dönüşüm geçirmesini ve bilgi toplumuna yönelmesini sağlamıştır. Böylelikle insanlık küresel anlamda bilgi çağı sürecini ve etkilerini daha yoğun ve yaygın olarak hissetmektedir. Teknolojiye ayak uydurabilmek için olağanüstü bir çaba göstermenin gayreti içindedir.
Bilgi toplumunun insanı; tahlil, sentez, araştırıcılık müteşebbislik, objektiflik, pratik üretken düşünce, problem çözme ve karar verme, hüner ve teknikleri, gerektiğinde grup çalışmasına adapte olabilme, etkili konuşma, etkin takdim, rapor yazma ve sunma tekniklerini çok iyi bilen insanların özellikleri olarak tarif edilmektedir.

Buyruğu altında çalışan kimselerin başarılarından gerçek bir sevinç duymayan insan, büyük lider olamaz. Yönetimde en büyük felaket, yarım bilgili insanların tam yetkili olmasıdır. Laplace
Liyakatsiz olanların ehliyet sahibi kılınmaları, bilgi toplumu olma yolunda büyük bir engeldir. Toplumun tamamını ilgilendirdiği için, aynı zamanda huzursuzlukların ve çatışmaların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
Bilgi toplumuna giden yolda, öncelikle bilginin üretilmesi ve paylaşılması esastır. Çünkü bilgi teknolojileri vasıtası ile çok farklı kaynaklardan elde edilerek üretilip paylaşılan bilgi, yine insanlar tarafından kullanılarak farklı yeni bilgilere ve buluşlara ulaşılmayı sağlamaktadır. Bilgi toplumlarında bilgi yönetimi süreçleri ve kapsamı ile ilgili farklı görüşler öne sürülmektedir. Bilginin kaynağı, üretimi, geliştirilmesi, bilgi kodlaması, koordinasyonu, kullanım alanı organizasyonu ve bilginin transferi bunlardan bazılarıdır.
Günümüzde bir kurumsal sistem çok farklı faaliyetten ve kademeden meydana gelir. Özellikle yerel yönetimlerde bu çok daha bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Görev yetki ve sorumluluk üstlenen yerel yöneticiler, araştırma geliştirme, hizmet sunumu, satın alma, halkla ilişkiler, imar bayındırlık çevre, sosyal kültürel etkinlikler, ekonomik vb. faaliyetleri plânlamak, organize etmek, yönlendirmek, kontrol edip yönetmek ve bu faaliyetlerle ilgili kararlar vermek durumundadırlar. Yönetimin bu faaliyetlerinde başarılı olması tam ve doğru bilgilere, yani ihtiyaç duydukları doğru bilgilere ulaşmalarıyla mümkün olabilir. Bu ise kurum yapısı içerisinde bilginin yönetilmesi sayesinde gerçekleşebilecek bir durumdur. Bilgi yönetimi ve bilginin kullanılması, kurumsal yapı içinde yer alan tüm çalışanlar, takımlar ve organizasyonun bütünü için geçerlidir. Daha önce de dile getirdiğim gibi, özellikle yerel yönetimler bilgi toplumu şemsiyesi altında bu organizasyonu gerçekleştiremedikleri taktirde başarılı olmaları mümkün değildir. 21. yy. da Sanayi çağının geride bırakılması ve bilgi çağına geçilmesiyle birlikte, bilgiyi yaymak, yayınlamak ve iletmek için ihtiyaç duyulan teknolojinin de son derece hızla geliştiği görülmektedir. Klasik iletişim teknikleri yerini bireye doğrudan ulaşan tekniklere bırakmıştır. İşte tüm bu tekniklerin başında halkla ilişkiler, hedef kitleye hızlı ve doğrudan ulaşması, etkin iletişim tekniklerini kullanması ve karşılıklı faydayı gözeterek topluma yaklaşması gibi özellikleri ile ön plana çıkmıştır.

Günümüzde modernleşmenin beraberinde getirdiği zihinsel karmaşıklık, iş bölünmesinin artması gibi pek çok nedenler insanların kafasını fazlasıyla karıştırmaktadır. Bu gün hiçbir dönemde olmadığı kadar insanlar başkalarından bilgi edinme ihtiyacı ve arayışı içindedirler. Böyle bir ortamda halkla ilişkiler kurumlara çağa uygun yol ve yöntemler ile seslenmekte, kurumları içine düşebilecekleri birtakım problemlerden haberdar etmekte veya kurumlara karşılaşılan kriz durumlarından nasıl kurtulabileceklerine dair reçeteler sunmaktadır. Ancak kurumsal yapı ve kimliklerin, konunun önemini ve hassasiyetini yeteri kadar anlayıp değerlendirdikleri konusunda yetersiz kalındığını itiraf etmemiz gerekir. Bütün dünyada küreselleşme kavramı ve anlayışının hakim olduğu günümüzde, ülkeler, kurumlar kendilerini çok farklı organizasyonlar ve rekabet ortamı içinde varlıklarını sürdürebilmenin mücadelesini vermektedirler. Halkın kendini merkezi yönetime en yakın olarak gördüğü yer yerel yönetimlerdir. Belediyelerdir. Seçimlerde oy vererek destek oldukları Belediye ve yönetimlerinin başarılı olmalarını beklemek en tabii haklarıdır. Başarılı yönetimler aynı zamanda kentte yaşayan tüm halkın memnuniyetini de beraberinde getirecektir. Bu noktada yapılabilecek yapıcı olumlu ve katkı sunabilecek eleştirilerde olabilecektir. Eleştirileri açıklık ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda, başarının kilidini açacak değerli bir anahtar olarak değerlendirmek gerekir.

Ancak siyasi görüş farklılıkları ve kimlikler ön plâna çıktığı zaman bu pek mümkün olmamaktadır. Bu da ülkemizdeki demokrasimizden ve demokratlık anlayışımızdan kaynaklanan bir noksanlıktır. Ülkemizde ve bölgemizde önemli bir yere ve haklı bir ünvana sahip olan Safranbolu, özellikle bölgemiz çevre İl ve İlçelerimiz tarafından yakından izlenmektedir. Belediye yönetiminin başarı ya da başarısızlığı uzun vadede Cumhuriyet Halk Partisinin siyasi varlığını ve ağırlığını hem İlçemizde hem de bölgemizde etkileyecektir. Umarım doğru bilgiye dayalı bir yönetim ve ekip anlayışının oluşturularak mevcut olan ve gelecek zaman diliminde ortaya çıkması ihtimal dahilinde olan problemlerin çözümü ile ilgili tedbirler vakit geçirilmeden alınır ve uygulamaya geçilir.
Sokakta karşılaştığım arkadaşlarımızın bir kısmı, bazı eş dost ve vatandaşlarımız; yazılarımda neden sıkça Safranbolu ile ilgili konuları ele aldığımı soruyorlar. Bende kendilerine yaşadığım kenti, Safranbolu’yu sevdiğimi, kendimi bir Safranbolu sevdalısı olarak gördüğümü anlatmaya çalışıyorum. Keşke tüm İlçelerimizde yaşadığı kentle ilgili söyleyecek sözü olanların, hemşerilik bilinci ile hareket ederek bilgi birikimlerini kamu oyu ile paylaşsalar. Belki yönetimlerde söz sahibi olanlara ve toplum kalkınmasına bir nebze olsun katkı sunabilirler. İmkân ve fırsat buldukça hemşerilik bilinciyle araştırıp yazmaya çalışacağım.

Bu vesile ile Karabük Meydan Gazetesi okuyucuları ile birlikte tüm halkımıza sevgi ve saygılar sunuyorum.

Etiketler: » » »
Share
1.544 kez okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?
karabük haber