logo

BEREKET

“Eskiden bereket vardı azizim…” diye başlayalım söze.

Bereketsizlik öyle bir şeydir ki; yersin yersin doymazsın, yersin, yirmi (20) karpuzu bereketini alamazsın. Bereket öyle bir şeydir ki; öyle bir (1) karpuz yersin ki, bir tane yersin bütün vitamini, şifayı alırsın. F. William Engdahl’ın yazdığı “ÖLÜM TOHUMLARI” kitabını bu yaz ilk kitap olarak okumuştum. İçerik gayet güzeldi. Yediklerimize dair çok ibretlik ve samimi bir kitap. Akıcı bir dili de var.

Eskiden az vardı, öz vardı azizim… Şimdi ise söz var, öz yok. Özün sözü; az konuşarak çok şey anlatabilmektedir. Sözün bereketi de buradadır. Nice çok konuşanlar vardır, hiçbir şey anlatamamışlardır.  Özün sözü dedik ya; iyi bir program öneriyim: TRT FM’de “ÖZÜN SÖZÜ” adlı bir program. Mehmet ERCAN sunuyor. Arada dinlerim. Onun “Kalbimdesin Elimde Değil” isimli kitabı da şu an elimde.

Bereket öyle bir şeydir ki azizim; beş (5) kitap okursun, yüz (100) kitaba bedeldir. Anlaşılıyor ki; bereket sayıda değil kalitededir. Yani nicelikte değil niteliktedir.

Adamlığın bereketi de ahlaktadır. O yüzden bir Türk dünyaya bedeldir.

Bazen, öyle bir “ALLAH” dersin ki bereket arkandan gelir.

Şimdi ters bir orantı kuralım azizim… Çok eskiye değil 30-35 yıl önceye gidelim. Çocukluğumuzdu o zamanlar: Anne-baba, dede, nine, amcalar, yengeler, kuzenler, yeğenler, beraber yaşardı. O kalabalık sofralar ne kadar bereketliydi hatırlarsınız.

Cep telefonu ve televizyon konusuna hiç girmiyorum. Saatlerce televizyonun başından kalkmıyoruz ya da kalkamıyoruz. “Hipnoz mu oluyoruz, narkoz mu alıyoruz?” Belli değil!

Cep telefonu hakkında yazdığımız TELEF-OFF başlıklı yazımızı kaçırmadan okuyun derim.

Şimdi bilgi her yerde azizim. Avcumuzun içine kadar girdi. Ayağımıza gelen bilgi maalesef kafamıza giremedi. Ama doğru, güvenilir ve gerekli bilgi konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Gereksiz bilgi bombardımanından bir şemsiyeyle korunamayacağımız açıktır. (Bakınız bir önceki BİLİYORUZ yazımız)

Şimdi hayat hızlı akıyor azizim… Fakat bereketli değil. Siz de şikayetçisinizdir. 24 saatte çok şey yapıyoruz, ama bir şey anlamıyoruz. Rüzgarın tadını bilmiyor, yağmuru iliklerimize kadar hissetmiyoruz. En dikkatli kullanmamız gereken olgudur: “Vakit”. Vakte vâkıf olanlar, gerçek kazananlardır aslında.

Bir de insanın ‘kalbine vâkıf olması’ var azizim. O başka bir yazı konusu olsun.

“Müslüm Baba” filminden bir replikle bitirelim: “Anlatabildik mi?”

Not: 1 Muharrem de geldi. Yepyeni, BEREKETli bir yıl, yepyeni umutlar dilerim…

1441 Hicri yılınız kutlu olsun.

Selam ve dua taleplerimle…

(umitsat78@gmail.com)

 

Etiketler: » » »
Share
2.327 kez okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+6 = ?
#

BEREKET” için 1 yorum

  1. Atmaca : diyor ki:

    Öz’ün sözü az konuşarak çok şey anlatmak 👍👍

karabük haber