logo

ALLAH SONUMUZU HAYIR EYLESİN!

Değerli okurlarım: 16 Nisan’da yapılan halk oylaması sürecinde “Evet” kampanyasını yürüten büyüklerimiz, “Hayır” diyenlerin, bölücü örgüt PKK ve onun siyasi kanadı HDP ile yan yana olduklarını, birlikte hareket ettiklerini, dolayısıyla PKK’ya destek verdiklerini iddia ettiler. Bu iddia, en az “Evet” diyenler kadar vatanını ve milletini seven insanları derinden etkilemiş ve üzmüştür.
Halbuki, herkesin “Hayır” deme gerekçesinin farklı olabileceğini bu iddia sahiplerinin de bilmesi gerekir. Hayırcıların bazıları, 2019’da seçilecek Cumhurbaşkanına verilecek yetkilerin çok fazla olduğuna, otoriter yönetime kayma ihtimalinin bulunduğuna inanmaktadır. Bazı Hayırcılar, parlamentonun etkisizleştirilmesi ve bazı hallerde devre dışı bırakılması kör topal yürüyen demokrasimizi daha da zayıflatacağı düşüncesindeler. Bazıları, tek adam yönetiminde devlet işlerinde hata yapma ihtimalinin daha fazla olduğu kanaatindeler. Azımsanamayacak bir grup, bu düzenlemelerin mevcut Cumhurbaşkanımız için yapıldığı düşüncesiyle karşı çıkmış ve “Hayır” demişlerdir. Bunları uzatmak mümkündür. Bilinmesi gereken bir gerçek var ki; vatanını ve milletini sevenler, PKK’ya destek olmak için değil, devletin bekasını ve milletimizin geleceğini güçlendirilmiş parlamenter sistemde gördükleri için “Hayır” dediler.
Gözden kaçan veya görmeze gelinen önemli bir durum var. Evet bloğunun içinde aktif olarak çalışan Hüda Par adında bölücü bir partinin olduğu kimsenin dikkatini çekmiyor. Bu parti, tüzüğünde; “Eyalet sisteminin, özerklik ve federasyonun uygulanmasını, anayasadaki değişmez maddelerin kaldırılmasını, yine anayasadaki “TÜRK” ifadesinden vazgeçilmesini, Kürtçenin ikinci resmi dil olmasını, andımızın kaldırılmasını, “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarının silinmesini, tarihi şahsiyetlerin adını taşıyan okul, kışla, cadde gibi yerlerin isimlerinin değiştirilmesini, Said-i Nursi, Şeyh Said, Seyyid Rıza gibi kürt alimlerine zulmedildiğinin kabul edilmesini-özür dilenmesini, askerlik hizmetinin zorunlu olmaktan çıkarılmasını, vicdanı red hakkının tanınmasını…” istemektedir.
Aynı şeyleri PKK ve HDP’de istemiyor mu? Öyleyse fark nedir? HDP ve PKK sol görüşlü devrimci kürt kökenli vatandaşlarımızdan destek görüyor. Hüda Par ise; şuanda genellikle devletimizin yanında yer almış bulunan muhafazakar, İslami hassasiyeti olan kürt kökenli vatandaşlarımıza hitap etmekte ve bunları yanımızdan alıp kendi safına çekerek, devletimize ikinci bir cephe açmaya çalışmaktadır.
Değerli dostlar; bugünkü halimiz, ne yazık ki Osmanlı’nın son zamanlarına benziyor. İtalyanlar Trablusgarb’a çıkmış, Yemen’de, Makedonya’da, Arnavutluk’ta isyanlar başlamış, düne kadar tebaamız olan Bulgarıstan, Yunanistan, Sırbistan Osmanlıya karşı ittifak yapmışlar, ama hükümet edenlerin umurunda değil. Düşmana karşı tedbir almaları gerekirken birbirini yüce divana göndermeye çalışıyorlar. Meclis-i Mebusan üyeleri ile kanlı bıçaklı olmuşlar, meclisi kapatmaya uğraşıyorlar.Düşman Balkanları kan gölü haline getirmiş, Müslüman halkı kılıçtan geçirmiş, Çatalca’ya kadar Balkanlar’ın ve Rumeli’nin tamamı elden çıkmış, İmparatorluğun pay-ı tahtı tehlikeye girmiş, bizimkiler hala birbirini yemekle meşguller…
Bugünkü halimiz yukarıdakinden pek de farklı sayılmaz. Güvenlik güçlerimiz sınırlarımız içinde ve dışında terörle amansız mücadele ederken, komşularımızla ve Batılı bir çok ülkeyle ilişkilerimiz gerilmiş iken, bizim en büyük gücümüz, milli birlik ve beraberliğimiz değil midir? Vatanını ve milletini seven insanlarımıza hain damgasının vurulması, geçici menfaatimize uygun hareket ettiği için hainlere teşekkür edilmesi üzücü ve düşündürücü değil midir?
ALLAH SONUMUZU HAYIR EYLESİN!

Share
1363 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?
Karabük Kız Yurdu